Kararda, devletin orman alanı dışına çıkarılan arazilerin fiili kullanım durumlarını da dikkate alarak envanterini çıkarmasının Anayasa’ya aykırılık taşımadığına dikkat çekildi ve “Yapılacak tespitler bu arazilerin orman köylülerine tahsisi, fiilen kullananlardan ecrimisil alınması, fiili durumun ispatı gibi işlevler de görebilirler” denildi.
Hükümetin 2-B arazilerinin kadastro çalışmalarına karşı çıkan CHP, kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne dava açmıştı.
Hazine adına tescil edilebilir
Anayasa Mahkemesi, bu kararıyla 2-B kapsamındaki arazilerin hazine adına tescil edilmesine de onay verdi. Açıklamada “2/B çalışması sırasında tespit edilen parseller ekonomik kullanıma elverişli de olmayabilirler. Bu nedenle farklı parsellerin birleştirilmesine ya da bir parselin birden fazla parçaya ayrılmasına ihtiyaç duyulabilir.
Dava konusu kuralın bu ihtiyaca cevap vermek amacıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. İfraz ve tevhid işlemlerinin Maliye Bakanlığının talebine tâbi tutulmasının nedeni, sözkonusu arazilerin tescil edilmesindeki yetkinin Maliye Bakanlığına ait olmasıdır” denildi.

Hükümet harekete geçiyor
2-B’ler konusunda Anayasa Mahkemesi’nden vize alan hükümet, bu arazilerin satışı için harekete geçiyor. Sözkonusu arazilerin satış yöntemine ilişkin yasal düzenleme yapılması gerektiği için, hükümetin yasa taslağı hazırlıklarını hızlandıracağı öğrenildi. 1 Ekim’de Meclis’in açılmasının ardından ilgili düzenleme Meclis gündemine getirilecek.
Hükümet 2-B kapsamındaki arazileri öncelikle hak sahiplerine satacak. Sözkonusu arazilerin hak sahiplerine satışında 5 yıl taksit imkanı getirilmesi de planlanıyor. Türkiye çapında 473 bin hektar 2-B arazisi bulunuyor.
(kaynak:Gazeteler-28.Temmuz.2011)

GENEL KURULUMUZ YAPILDI
14 Mayıs 2011 günü Birlik Merkezimizde olgun bir havada geçen olağan Genel kurulumuzun hayırlı ve uğurlu olmasını diliyoruz
Diş Hekimi N.Turhan Özgül başkanlığındaki kadro Genel Kurulumuzda güven tazeledi.
 


2B ARAZİLERLE İLGİLİ  5831 VE 5841 SAYILI KANUNLARDA ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARI :

Anayasa Mahkemesi, 12.05.2011 tarihinde 5831 Sayılı Kanunun 4’üncü maddesi, 5’inci fıkrasındaki, kadastro, ifraz ve tescil işlemlerinin, İmar Kanunu ile Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’ndaki kısıtlamalara tabi olmaksızın yapılacağı düzenlemesini Anayasa aykırı gördü ve iptal etti. Bu fıkranın uygulanmasından doğacak zararın önlenmesi için kararın Resmi Gazete’de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğü de durduruldu. Bundan böyle Kanun kapsamındaki 2/B işlemlerinin İmar Kanunu ve Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri ve bu kısıtlamalar dikkate alınarak yapılması gerekecektir.

ANLAMI : 12.05.2010 tarihine kadar kadastrosu yapılmamış yada yapılarak herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmemiş veya  yapılan kadastro işlemine karşı açılan itiraz davaları nedeniyle davaları devam eden tüm 2b araziler bu şekilde tapuya tescil edilemeyecek bu nedenle de vatandaşa satışa arz edilemeyecek.

Yapılan kadastro işlemlerinde 2B arazinin mevcut  parsel büyüklüğü dikkate alınmadan imar kanununun ifraz ile ilgili kısıtlamalarına, toprak koruma kanunun tarım arazilerinde hisse kısıtlamalarına bakılmaksızın kadastro işlemleri tamamlandı. Örnek vermek gerekirse otuz dönüm büyüklüğündeki bir 2B parseli ada parsel numarası alarak 20 parçaya bölündü ve yirmi ayrı kişi bu parseller üzerinde kullanıcı olarak belirlendi.

Anayasa Mahkemesinin bu iptal kararı nedeniyle, artık bu şekilde yapılan bir kadastro işleminin tapuya tescili mümkün değil ve bu tescil yapılamayacağı içinde üzerinde kullanıcı olarak belirlenen vatandaşların ise tapunun beyanlar hanesine kullanıcı olarak yazılması işlemi yapılamayacağı için bu arazilerin vatandaşlara satışı da mümkün olmayacak.

ÇÖZÜM : Bu tip arazileri  önce orijinal 2B parsel büyüklüklerinde ifraz ve kullanıcı belirlemesi yapmadan tapuda Hazine adına tescil etmek, imar çalışmalarını tamamlamak yani imar kanunundaki kısıtlamalardan araziyi kurtararak ( DOP ve KOP kesintilerini yaptıktan sonra minumum parsel büyüklüklerini belirleyerek )  daha sonra işgalcisine satmak veya TOKİ uygulamasına sokmaktır. Bu yöntem aslında tam olarak kentsel dönüşüm projelerinin konusu oluşturuyor.

Tarım arazilerinde ise toprak koruma kanununa uygun büyüklüklerde ifraz ve kullanıcı belirlemesi yapmaktır. Bu yöntem ise tarım arazilerinde arazi toplulaştırması ile tarım alanlarının verimliliğini arttırır.

Anayasa Mahkemesi ayrıca 5841 Sayılı Yasanın Kadastro Kanunu’nun hak düşürücü süreyi düzenleyen maddesiyle ilgili kısmının iptal kararı verdi.  5841 Sayılı Yasa, tapuda kayıtlı bir taşınmaz için 10 yıl geçtikten sonra, tapunun iptali için dava açılamayacağını, kanunun geçici 10’unucu maddesi ise “Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış davanın geri çekilmesini” öngörüyordu. Anayasa Mahkemesi, iki düzenlemenin de iptali ve yürürlüğünün durdurulması kararı verdi.

ÇÖZÜM : Kadastro Kanunun 12. Maddesinin tamanen iptali ile vatandaşlarında on yıl geçse bile tapu iptal davası açmasının sağlanmasıdır. Ancak bu şekilde çağdaş bir hukuk düzende olması gereken tarafların eşitliği ilkesi sağlanabilir. Devlet ve vatandaşın ihtilafa düştüğü kadastro işlemi özel hukuk ilişkisidir ve bu özel hukuk ilişkisi nedeniyle oluşabilecek davalarda tarafların eşit haklara sahip olmaları gerekir.

SON SÖZ : Anayasa Mahkemesinin 12.05.2011 tarihli 5831 ve 5841 Sayılı yasalarda iptal ettiği hükümler önemsiz iptaller değil, 2b konusunu tam can evinden vuran HAYATİ İPTAL KARARLARIDIR. Onca para sarfı ile yapılan kadastro işlemleri boşa gittiği gibi, 2B arazilerde büyük ve Anayasal eşitsizliğe ( tescil edilmiş 2b araziler açısından, tescil edilmemiş 2b araziler aleyhine )  dayalı yeni bir kaos dönemi başlamıştır. (Kaynak: http://www.2barazi.com/)



2-B çalışmaları hız kazandı
Orman vasfını kaybetmiş 2-B arazilerine ilişkin çalışmalara hız verildi. İlgili kuruluşlar, bir yandan 2-B'ler üzerindeki tescil ve işgalcileri belirlerken, bir yandan da yasa taslağına son şeklini veriyor.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın 2011 genel seçimlerinden önce gündeme gelebileceğini açıkladığı 2-B'lere ilişkin yasa taslağının Ocak ayı içinde Meclis'e sunulması düşünülüyor.

MÜCAVİR ALAN SINIR AYRIMI KALKABİLİR

Maliye, Çevre ve Orman ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının halen üzerinde çalıştığı yasa taslağında, 2-B'ler, “31 Aralık 1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerden, tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler ile şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerleşim alanlarının Hazine adına orman dışına çıkarılması uygulaması” olarak tanımlanıyor.

Taslakta, öne çıkan bazı unsurlar da şöyle sıralanıyor:

- Belediye mücavir alan sınırları içinde yapılaşma bulunan yerler (yerleşim yerleri), bina ve bahçe gibi kullanım alanlarıyla birlikte metrekare sınırlaması olmaksızın hak sahiplerine doğrudan satılabilecek. Taslak çalışmalarında, belediye mücavir alan sınırı ayrımının kaldırılması, bu alanların içindeki ve dışındaki yerlerin aynı esaslara göre satılması da tartışılıyor.

- Belediye mücavir alan sınırları dışında kalan, 100 dönüme kadar tarım arazileri de, sulu-kuru ayrımı yapılmaksızın hak sahiplerine doğrudan satılabilecek.

2-B'LERDE KENTSEL DÖNÜŞÜM

- Tarım arazileri dışında kalan, üzerinde yapılaşma bulunan ve Maliye Bakanlığınca uygun görülen taşınmazlar, Toplu Konut İdaresine (TOKİ), büyükşehir ve ilçe belediyelerine kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştirmek üzere devredilebilecek.
Özellikle çarpık kentleşmenin olduğu 2-B alanlarında uygulanması amaçlanan çalışma kapsamında devir, emlak vergisi metrekare birim değerleri üzerinden gerçekleştirilecek. Bu tip devirlerde, mevcut kentsel dönüşüm uygulamalarında olduğu gibi hak sahiplerine yeni inşa edilecek konutlarda daire verilecek.

- Devlet tarafından gerçek ve tüzel kişilere dağıtılan, iskanen verilen, özelleştirilen ya da hisseleri devredilen taşınmazların tapu kayıtları, geçerli kabul edilecek.

HAK SAHİPLİĞİNDE SÜRE SINIRLAMASI KALKIYOR

- 2-B'lerde hak sahipliği için süre şartı aranmayacak.
Taslağın ilk halinde hak sahibi kabul edilmek için kişinin söz konusu taşınmazı, kadastro çalışmasının tamamlandığı tarih itibariyle geriye dönük olarak 5 yıl kullanması şartı yer alıyordu. Yeni düzenlemede, kadastro kayıtlarında “kullanıcı” görünenlerin hak sahibi kabul edilmesi öngörüldü.

-E ZAMAN VE NEREYE BAŞVURULACAK?

- 2-B'lerin satışını Maliye Bakanlığı koordine edecek. 2-B'leri satın almak isteyen hak sahipleri, 3-6 ay içinde başvuruda bulunacak. Bu süre, Bakanlar Kurulu Kararı ile uzatılabilecek. Taslağın ilk halinde, başvuru süresi 1 ay olarak belirlenmişti.

- Başvurular, illerde defterdarlıklara, ilçelerde ise mal müdürlüklerine yapılacak.

- 2-B arazilerini almak isteyen hak sahiplerinden müracaatları sırasında, satış tutarından mahsup edilmek üzere başvuru bedeli alınacak. Söz konusu bedel, bölgeler, iller, ilçeler ve arazinin konuma göre farklılık gösterecek. Maliye Bakanlığı'nca başvuru bedellerine ilişkin bir Tebliğ yayımlanacak.

SATIŞTA 5 YIL VADE

- 2-B'ler, rayiç bedelleri üzerinden satılacak. Rayiç bedellerinin belirlenmesinde Hazine taşınmazlarının satışındaki kurallar geçerli olacak. Bu çerçevede il ve ilçelerdeki takdir komisyonları, hak sahiplerine satılacak 2-B alanlarıyla ilgili değer tespitinde bulunacak.

- 2-B arazilerinin üzerinde çok katlı yapıların bulunması halinde, önce zeminin değeri belirlenecek, daha sonra daire başına düşen hisse tutarı hesaplanacak. Bu durumdaki hak sahiplerine hisseli satış yapılacak.

- 2-B'lerin satışında da Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin esaslar uygulanacak. Ancak Hazine taşınmazlarının bedellerinin ödenmesindeki 2 yıllık taksit süresi, 2-B arazileri için 5 yıl olacak. Hak sahipleri isterlerse bedeli peşin, isterlerse kanuni faiziyle 5 yıl taksitle ödeyebilecek.

50 BİN HEKTARIN ORMANA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ PLANLANIYOR

- Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülen yerler, yeniden ağaçlandırılmak üzere bu kuruma tahsis edilecek. Yürütülen çalışmalar çerçevesinde, yaklaşık 50 bin hektarının yeniden ormana dönüştürülmesi planlanıyor.

SATIŞLARA 36 İLDE BAŞLANACAK

2-B'ler, ilk aşamada kadastro ve güncelleme işlemleri tamamlanan ve büyük bölümü sahil şeridinde yer alan 36 ilde satışa çıkarılacak. Diğer illerdeki 2-B arazileri de, kadastro ve güncelleme çalışmalarına paralel değerlendirmeye alınacak.

Kadastro ve güncelleme çalışması yapılan ve 2-B arazilerinin ilk etapta satışa sunulması planlanan iller şöyle:

“Adana, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Bolu, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Denizli, Düzce, Edirne, Gaziantep, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Kütahya, Manisa, Mersin, Muğla, Osmaniye, Sakarya, Samsun, Sinop, Tokat, Trabzon, Yalova.”

TEKNİK ÇALIŞMALAR

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce yürütülen kadastro ve güncelleme çalışmaları kapsamında, Orman Genel Müdürlüğünce intikal ettirilen köy ve mahallelerden oluşan 2.147 birimde ve yaklaşık 153 bin 479 hektar alanda, tescil ve işgalcilerin belirlenmesine yönelik çalışma yapıldı.
Listeye daha sonra eklenen Aydın, Manisa ve Osmaniye'deki birimler ile ihaleleri iptal edilen 202 birim dışındakilerin kadastro ve güncelleme işlemleri bitirildi.
Geri kalan 3.353 birimdeki 204 bin 714 hektarlık 2-B arazisine yönelik ihale çalışmaları ise devam ediyor.

RAKAMLARLA 2-B'LER

2-B'ler, Türkiye'de 473 bin 419 hektarlık alanı kaplıyor. İlk etapta tekrar ormana dönüştürülmesi planlanan 50 bin hektarlık alan dikkate alındığında, orman vasfını yitirmiş arazi büyüklüğünün 420 bin hektar dolayında olması bekleniyor.

2-B'lerin en fazla bulunduğu illerin başında Antalya geliyor. Bunu, sırasıyla Mersin, Balıkesir, Ankara, Sakarya, Muğla ve İstanbul izliyor.
473 bin hektar 2-B alanı hesaplaması üzerinden yapılan dağılıma göre, 2-B arazileri, Antalya'da 45 bin 548 hektarlık bir alana yayılıyor. Mersin'de 39 bin 287 hektar, Balıkesir'de 34 bin 887 hektar 2-B arazisi bulunuyor.

Ankara'da 31 bin 706 hektarlık bir alanı kaplayan 2-B'ler, İstanbul'da 18 bin 233 hektarlık, İzmir'de ise 14 bin 772 hektarlık bir büyüklüğe ulaşıyor.
Söz konusu hesaba göre, 22 bin 254 hektarlık 2-B alanı üzerinde yerleşim yerleri bulunuyor.

2-B arazilerinin 6 bin 624 hektarının üzerinde ilçeler, 8 bin 514 hektarının üzerinde beldeler, 7 bin 35 hektarının üzerinde de köyler yer alıyor.
Bu ilçeler arasında İstanbul'un Beykoz, Şişli, Sarıyer, Sultanbeyli ve Çekmeköy, Muğla'nın Bodrum, Marmaris, Fethiye ve Dalaman, Mersin'in Anamur, Sakarya'nın Karasu ve Sapanca, İzmir'in Bornova, Menderes, Karaburun, Ödemiş, Buca ve Güzelbahçe ilçeleri dikkati çekiyor.
Ekonomi yönetimi, 2-B arazilerinin satışıyla ilgili net bir gelir hedefi vermekten kaçınıyor. Ancak yetkililer, 2-B satışından ilk aşamada 10-15 milyar lira gelebileceğini, bu rakamın daha sonraki satışlarla 20-25 milyar lira düzeyine ulaşabileceğini ifade ediyor. (25.Kasım.2010-Hürriyet/( http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/alarmnews.aspx?DocID=16373751 )

2/B ARAZİLERİN SATIŞI KANUN TASLAĞININ EN  SON HALİ  01.04.2010

1) Belediye mücavir alan sınırları içinde yapılaşma bulunan yerler (yerleşim yerleri), bina ve bahçe gibi kullanım alanlarıyla birlikte metrekare sınırlaması olmaksızın hak sahiplerine doğrudan satılabilecek.
       
2) Belediye mücavir alan sınırları dışında kalan, 100 dönüme kadarki tarım arazileri de, sulu-kuru ayrımı yapılmaksızın hak sahiplerine doğrudan satılabilecek.

3)Tarım arazileri dışında kalan, üzerinde yapılaşma bulunan ve Maliye
 Bakanlığınca uygun görülen taşınmazlar, Toplu Konut İdaresi’ne (TOKİ), büyükşehir belediyelerine ve ilçe belediyelerine kentsel dönüşüm projeleri gerçekleştirmek üzere devredilebilecek.

4) Devlet tarafından gerçek ve tüzel kişilere dağıtılan, iskanen verilen, özelleştirilen ya da hisseleri devredilen taşınmazların tapu kayıtları geçerli kabul edilecek. Bu şekilde devletin daha önce dağıttığı, tapu ve iskan verdiği, ancak daha sonra 2-B kapsamına aldığı yerler, eski sahiplerine bedelsiz verilmiş olacak.

5) Kişiler adına herhangi bir şekilde tapu kaydı oluşturulmuş yerler de, harca esas değer üzerinden eski maliklerine verilecek. Buna göre, eskiden tapusu verilip, daha sonra 2-B diye şerh konulan araziler, hak sahiplerine devredilecek.

6) Yerleşim amacına uygun ifraz (ayırma) ve tescil edilen yerlere naklen yerleştirilecek orman içi köyler halkı, Çevre ve Orman Bakanlığınca tespit edilecek. Nakil ve yerleştirme işlemleri, Orman ve İskan Kanunlarına göre yapılacak.

7) Hak sahibi kabul edilmek için kişinin söz konusu taşınmazı, kadastro çalışmasının tamamlandığı tarih itibariyle geriye dönük olarak 5 yıl kullanmış olma şartı aranacak.

8) 2-B’lerin satışını Maliye Bakanlığı koordine edecek. 2-B’leri satın almak isteyen hak sahipleri, 1 ay içinde başvuracak. Taslakta yer alan bu süre, gerek görülmesi halinde uzatılabilecek. Başvurular, illerde defterdarlıklara, ilçelerde ise mal müdürlüklerine yapılacak.

9) 2-B arazilerini almak isteyen hak sahiplerinden müracaatları sırasında, satış tutarından mahsup edilmek üzere 10 bin liraya kadar başvuru bedeli alınacak. Söz konusu bedel, bölgeler, iller, ilçeler ve arazinin konuma göre farklılık gösterecek. Bu çerçevede Kanunun yayımlanmasından sonra Maliye Bakanlığı’nca başvuru bedellerine ilişkin bir Tebliğ yayımlanacak.

10) Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülen yerler, yeniden ağaçlandırılmak üzere bu kuruma tahsis edilecek. Taslağa göre, “orman içi köyler halkının nakledilmesi sonucu boşaltılan orman içindeki arazi, yapı ve tesis yerleri Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından öncelikle projelendirilecek ve devlet ormanı olarak ağaçlandırılacak”

11) 2-B’ler rayiç bedelleri üzerinden satılacak. Rayiç bedellerinin belirlenmesinde Hazine taşınmazlarının satışındaki kurallar geçerli olacak. Bu çerçevede il ve ilçelerdeki takdir komisyonları, hak sahiplerine satılacak 2-B alanlarıyla ilgili değer tespitinde bulunacak.
12)2-B arazilerinin üzerinde çok katlı yapıların bulunması halinde, önce zeminin değeri belirlenecek daha sonra daire başına düşen hisse tutarı hesaplanacak. Böylece bu durumdaki hak sahiplerine hisseli satış yapılacak.

13) 2-B’lerin satışı da, Hazine taşınmazlarının satışına ilişkin esaslara tabi olacak. Ancak Hazine taşınmazlarının bedellerinin ödenmesindeki 2 yıllık taksit süresi, 2-B arazileri için 4 yıl olarak uygulanacak. Hak sahipleri isterlerse bedeli peşin, isterlerse de faiziyle 4 yıl taksitle ödeyebilecek.
14) 2-B’lerin satışından elde edilen gelirler, orman köylüsünün kalkındırılması, orman köylüsünün nakli ve yeni orman alanlarının ıslahı için kullanılacak.

Kaynak:2barazicom/Hukukçu:Cihangir dönmez

 

DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN

Kanun No. 6009

Kabul Tarihi: 23/7/2010

MADDE 34- 4706 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Gümrük Müsteşarlığı tarafından 8/6/1994 tarihli ve 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-işlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun kapsamında gerçekleştirilen veya geçekleştirilecek olan gümrük kapılarının modernizasyonu ile gümrük idarelerine ait bina ve alt yapı tesislerine ilişkin yatırımlar için Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazların üzerinde tesis edilen irtifak hakları ile Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde verilen kullanma izinlerinde irtifak hakkı veya kullanma izni bedelleri ile hasılat payı; özel kanunları uyarınca ilgilileri tarafından bedeli ödenmek suretiyle kamulaştırılarak Hazine adına tescil edilen veya tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde ilgilileri lehine tesis edilecek irtifak hakları veya verilecek kullanma izinlerinde hasılat payı alınmaz.”

MADDE 35- 4706 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu madde kapsamında Hazine adına tescil edilen taşınmazlar, büyükşehirlerde öncelikle büyükşehir belediyelerine, büyükşehir belediyelerinin talebinin olmaması halinde ilgili belediyelere, diğer yerlerde ilgili belediyelere bedelsiz olarak devredilir. Bu taşınmazların yapı sahiplerine satışı ve genel hükümlere göre değerlendirilmesi bu Kanunun 5 inci maddesine göre yapılır.”

MADDE 36- 4706 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

“GEÇİCİ MADDE 12- Bu maddenin yürürlük tarihinden önce bu Kanunun 5 inci maddesine göre;

a) Belediyelere devredilen taşınmazlardan devir tarihinden itibaren üç yıl içinde belediyelerce satılamaması nedeniyle Hazine adına re’sen tescil edilmesi gereken taşınmazların aynı amaçla değerlendirilmesi için talepleri halinde belediyelere iki yıl ek süre verilir.

b) Belediyelere devredilen taşınmazların üzerlerindeki yapı sahipleri veya bunların kanuni veya akdi haleflerinden aynı maddede öngörülen altı aylık süre içinde başvurmayanlar ile yükümlülüklerini yerine getirmeyenler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde müracaat etmeleri halinde, aynı madde hükümlerinden yararlandırılır.

c) Belediyelere devredilen ve belediyelerce de yapı sahipleri ile bunların kanunî veya akdi haleflerine doğrudan satılan taşınmazlar için ilgili belediyelerin devre ilişkin taleplerinin defterdarlık veya malmüdürlüğüne intikal tarihinden itibaren tahakkuk ettirilen ecrimisil alacakları hangi aşamada olursa olsun terkin edilir, tahsil edilmiş olan ecrimisil bedelleri ise satış bedeline mahsup edilir.”



(akçabir)-5831 Sayılı Yasaya göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Daire Başkanlığı’nın 04.08.2009 gün ve 2009/1686 sayılı genelgesine göre, 2/B’lik alanlarda son kullanıcı ve muhdesatının tesbiti amacıyla ilimizde kurulu kadastro komisyonu çalışmalarında; Birliğimize bağlı 35 adet kooperatif ile ilgili müracaat Birliğimizce yapılmış ve alınan cevabi yazıda; “İlgili genelgenin A bölümü 1.10 maddesine göre Orman kadastrosu kesinleşmiş 2/B alanları, kesinleşme tarihinden sonra imar mevzuatına göre imar uygulamasına tabi tutularak imar parselleri oluşturulmuş ve tapuya tescil edilmiş ise, bu parseller kadastroya tabi tutulmaz” hükmünde olup, çalışma kapsamına alınmasını istediğiniz parseller imar mevzuatına göre imar uygulamasına tabi tutulan parseller olduğu anlaşıldığından talebinizin karşılanması mümkün görülmemiştir.” Denilmektedir.

AKCABİR