|
Hükümet,
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in veto ettiği orman
vasfını kaybetmiş (2-B) arazilerin satışı
için yeni bir plan hazırladı. Bakanlıklararası
işbirliği ile yapılandırılan '2-B Eylem Planı',
25 milyar dolar gelir beklenen satışlarda izlenecek yol
haritasını ortaya koyuyor. Zaman'ın
ulaştığı çalışmaya göre,
Anayasa'nın ormanların devletin tasarrufu altında
olduğunu düzenleyen 170. maddesi değişecek ve 2-B ile
ilgili özel bir kanun çıkarılacak. Bu düzenleme
çerçevesinde, uygun olan araziler öncelikle toplu konuta
ayrılacak. Kullanıcısı belli olan yaklaşık 37
bin hektar 2-B arazisi satışa hazır. Kadastrosu tamamlanarak
tescil edilmiş 62 bin hektar arazi ise
kullanıcılarının belirlenmesinin ardından
satılabilecek. Çevre ve Orman ile Bayındırlık bakanlıkları
arazileri tescile hazırlayacak. Maliye Bakanlığı da,
arazilerin kullanıcılarını belirleyip, değer tespiti
yapacak. İlgili genel müdürlüklerin yaklaşık 8
aydır yürüttüğü çalışmalar
neticesinde hazırlanan eylem planında, 2-B arazilerinin
ağırlıklı olarak bulunduğu iller ise şöyle
sıralanıyor: Adana, Ankara, Aydın, Balıkesir, Bursa,
Denizli, Mersin, İstanbul, İzmir, Muğla, Sakarya ve Kocaeli.
2-B tartışması 7
yıldır gündemden düşmüyor. Bu yönde
gerçekleştirilen kanun değişikliğini Anayasa
Mahkemesi iptal etmiş, anayasa değişikliği ise
dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer engeline
takılmıştı. Bu sürede, cumhurbaşkanı
değişti. Orman kadastrosu ve tescil işlemlerinin
tamamlanması yoluna gidildi. 1937'den 2003'e kadar orman kadastrosunun
yüzde 75'i yapılabilmişti. Ardından, 2-B arazilerinin
satışı için orman kadastro komisyon sayısı
artırıldı. Teknik donanım ve eleman eksiklikleri
giderildi. Geçmiş yıllara göre kadastro yapılan
alan gerçekleşmesi 3 katına çıkarıldı.
Bu düzenlemeler sonucu 66 yılda yüzde 75'i yapılabilen
orman kadastrosuna son 5 yılda yüzde 20 daha eklendi. Tamamlanan
kadastro yüzde 95'e çıkarıldı. Ancak bu olumlu
gidiş, orman kadastrosunun tescili işlemlerinde
görülmedi. 2-B sahalarının da bulunduğu orman
kadastrosunun yüzde 75'i Orman Genel Müdürlüğü
ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü
mevzuatının uyumlu olmaması, teknik donanım ve personel
eksikliği sebebiyle tescil ettirilemedi.
22 Temmuz 2007 seçimlerinden
sonra Başbakan Tayyip Erdoğan'ın
talimatı üzerine Çevre ve Orman, Maliye ile
Bayındırlık bakanları bir araya gelerek yeni bir yol
haritası hazırladı. Zaman'ın ulaştığı
Eylem Planı'na göre, 473 bin 419 hektar 2-B
arazisinden bugüne kadar 6 bin 701 hektarı satıldı.
Şimdi ise ilk etapta 37 bin 262 hektar civarındaki satışa
hazır sahalar elden çıkarılacak. Sahaların
bulunduğu ağırlıklı iller ise Adana, Ankara,
Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Mersin, İstanbul,
İzmir, Muğla, Sakarya, Kocaeli. Hemen satılabilecek sahalarda
Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından
kullanıcıların belirlenmesi ve beyanlarının
alınmasından sonra Milli Emlak Genel Müdürdüğü
son noktayı koyacak. Taslağa göre, Türkiye genelinde 61
bin 705 hektar
tescil edilmiş saha bulunuyor. Kullanıcıların
belirlenmesi ile satışa hazır hale gelecek 2-B
sahalarının toplam büyüklüğü ise 98 bin
967 bin hektar. Tescili yapılmamış saha miktarı ise 374
bin 452 hektar.
Taslakta bunun 115 bin 499 hektarın öncelikli olarak
değerlendirilmeye alınacağı belirtiliyor. Tescile
hazır hale getirme çalışmalarına İstanbul,
Muğla, Antalya, Mersin'de eylem planı gereğince devam
ediliyor. İkinci değerlendirmeye alınacak alan
büyüklüğü ise 223 bin 534 hektar. Bu
sahalarda çalışmalar imkan
ölçüsünde yaygınlaştırılacak. Plana
göre 35 bin 419
hektar alan ise otlak ve yaylak olduğunda
değerlendirme dışı bırakılıyor. 2-B
uygulama çalışmalarının
tamamlandığında yaklaşık bu alanların
büyüklüğünün 600 bin hektara
çıkacağı tahmin ediliyor.
Planda, Maliye
Bakanlığı tarafından çıkarılacak 2-B
kanununda, Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından
değerlendirilecek, kentsel dönüşüme tabi tutulacak,
altyapı hizmetlerine tahsis edilecek ve su koruma havzalarının
mutlak koruma alanlarında bulunan yerlerde özel uygulamalar
yapılması gerektiğine dikkat çekiliyor. Bu da uygun
olan arazilerde toplu konut projelerinin yapılmasına önem
verildiği anlamına geliyor. Plan son sayfasında Başbakan
Erdoğan'a hitaben yazılan 'arz ederiz' ibaresi ile sona eriyor.
Araziler,
1981 milat kabul edilerek satılsın'
Orman
Mühendisleri Odası Genel Başkanı Ali Küçükaydın,
2-B arazilerini, bir defaya mahsus olmak üzere milat olarak 1981
yılı baz alınmak üzere
değerlendirmenin doğru olacağı
görüşünde. Çevre ve Orman Bakanlığı
Müsteşarlığı'nda konu ile ilgili toplantıya
katılarak görüşlerini
açıkladığını belirten Küçükaydın,
31 Aralık 1981 tarihinin son tarih olarak kabul edilmesini, 23 Temmuz
2007'yi milat alan hükmün anayasa taslağı metninden
çıkarılmasını istediklerini vurguluyor. Küçükaydın, şu
değerlendirmeyi yapıyor: "Orman vasfını kaybeden
yerler, önceliği orman köylüsüne olmak üzere
kullanıcısına satılarak bu konu tasfiye edilmelidir.
Eğer, 2007 milat alınırsa 2-B alanlarının
miktarı 1 milyon hektarı geçer. Bugüne kadar yapılmış
bütün kadastro çalışmalarının
yenilenmesi gerekir. Bu da en iyimser tahminle bir 10 yıl
alır." Tarım Orman Çalışanları
Birliği Sendikası Genel Sekreteri Mustafa Özkaya,
2-B çalışmalarını yapan elemanları temsil
eden sendika olarak konuyla ilgili kırmızı
çizgilerinin olduğunu ifade ediyor. Özkaya,
2-B'nin çözüme
ulaşmamasından en çok zarar gören kesimin orman
köylüsü olduğunu belirtiyor. Türkiye genelinde
kadastro çalışmalarının tamamlanmasından
sonra satışların yapılması gerektiğini
vurgulayan Özkaya, "Bu uygulama
yapılırsa sorun bir daha Türkiye Cumhuriyeti'nin
gündemine gelmeyecek şekilde çözülür. Harita
belli olur. Bir daha ormanda yer açan, işgal suçunu
işler." diyor.
2-B
nedir?
31 Aralık 1981'den önce
bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak
kaybetmiş yerlerin Hazine adına orman dışına
çıkarılma işlemi. Bu uygulama 6831 sayılı
Orman Kanunu'nun 2'nci maddesinin B bendinde yer aldığı
için kısaca 2B diye anılıyor. Bu sahalarda kamuya ait
bina ve tesisler, tarım alanları, otlak, yaylak, kışlak,
mera, mezarlık ve yerleşim yerleri bulunuyor. Buralar bedel
ödemeden kullanılıyor, alınıp satılıyor.
2B uygulaması 1961'de başladı. Ancak 1982 Anayasası ile
başlangıç tarihi ileri çekildi.
Zaman Gazetesi - 10 Nisan 2008
|